- Basında Türk Dili
   
Türkçe Menü
  Ana Sayfa
  Link Ekle
  Atatürk ve Dil Eğitimi
  Başöğretmen Atatürk
  Türkçe Öğretmenlerine Saygı Telgrafı
  Edebiyat Öğretimi
  Öğretmenlere Teşekkür
  Harf Devrimi Kararları
  Atatürk`ün Yazdığı Türkçe Geometri Kitabı
  Türk Dil Kurumunun Kuruluşu
  Sivasta Yazı Dersi
  Atatürk, Cumhuriyet ve Türk Dili
  Dil Devrimi
  Dil Devriminin Amacı
  Dil Devriminin Gerçekleştirilmesi
  Harf Devrimi
  İstiklal Marşı
  Ben Türk`üm Şiiri
  Atatürk`ün Gençliğe Hitabesi
  Yazım Kuralları
  Ses,Harf ve Alfabe
  Sesler ve Ses Uyumları
  Düzeltme İşareti
  Büyük Ünlü Uyumu
  Küçük Ünlü Uyumu
  Ünlü Düşmesi
  Ünsüz Uyumu ve Düşmesi
  Bazı Kelime ve Eklerin Yazılışı
  Sayıların Yazılışı
  Büyük Harflerin KullanıldığıYerler
  Birleşik Kelimelerin Yazılışı
  Noktalama İşaretleri
  Noktalama İşaretleri 2
  Basın ve Yayında Türkçe
  İnternette Türkçe
  Basında Türk Dili

TurkMalı

Yazılı basında yaygın olarak karşılaşılan yanlış kullanımlar, günlük yaşamda sıklıkla yapılan yanlışlardan pek de farklı değildir.

O nedenle burada, son günlerde çeşitli gazete ve dergilerde, radyo ve televizyon kanallarında karşılaşılan yanlış kullanım örneklerinden bazıları değerlendirilecektir.

Örnek:

“Taxi, fax, index, maximum, sex, dublex”

Sadece basında değil, hemen her yerde kullanılmaktadır.

Yanlış: Türk alfabesinde “x” harfi yoktur!

Batı dillerinden dilimize giren sözcüklerde “x” harfinin yerine “ks” harfleri kullanılır.

Doğru: Taksi, faks, indeks, maksimum, seks, dubleks...

Örnek

“Show, Flash, Pasha, cafe”

Hemen her yerde yanlış kullanılmaktadır.

Yanlış: Yabancı dilden Türkçeye giren bir sözcük, Türkçenin seslerine ve harflerine uygun olarak yazılmalıdır. (Bkz. Yazım teknikleri)

Doğru: Şov(=gösteri),

Flaş

Kafe (=kahvehane)

Paşa (İngilizce özentisiyle bozularak yazılmış şekliyle değil, doğru şekliyle yazılmalı)

Örnek:

Türk kahvesi”

Hemen her yerde yanlış kullanılmaktadır.

Yanlış: Türkiye’de olduğumuza göre, Türk kahvesi demek anlamsızdır. Ancak dışarıdan gelen herhangi bir kahveyi özel olarak belirtmek gerekir(Arjantin kahvesi, İngiliz kahvesi, neskafe gibi).

Örnek:

“Günün en yüksek sıcaklık dereceleri...”

Hemen her radyo ve televizyon kanalında yanlış kullanılmaktadır.

Yanlış: Kastedilen “hava ısısı”dır.

Doğru: Günün en yüksek ısısı...

Örnek:

“Dinleyicilerimize/İzleyicilerimize iyi günler diyorum.”

Hemen her radyo ve televizyon kanalında yanlış kullanılmaktır.

Yanlış: Konuşan kişi, zaten söyleyeceğini doğrudan söylüyor, bir başkasından aktarıyormuş gibi dolaylandırma ifadesi kullanılmasına gerek yok.

Doğru: İyi günler sayın dinleyiciler/izleyiciler.

Örnek: 

“Konuğumu size tanıştırayım

Hemen her radyo ve televizyon kanalında yapılan bir yanlışlık.

Yanlış: 1. Tanıştırma, iki kişinin karşılıklı olması halinde mümkündür. Tv ve radyo gibi kitle iletişim araçlarında konuğu dinleyicilere/izleyicilere “tanıtmak” söz konusudur. Bkz. Yanlış anlamda kullanılan sözcükler.

2. Eylem, “-e tanıştırmak” değil, “ile tanıştırmak” şeklinde kullanılır.

Doğru: Konuğumu size tanıtayım.

Örnek:

“Afedersiniz, kendimi tanıştırmadım.”

TRT 1, Üzgünüm Leyla, 9.10.2000

Yanlış: Tanıştırmak, iki kişinin karşılıklı olarak yapacağı bir eylemdir(işteş eylem). İki kişi tanışır ya da üçüncü kişi tarafından iki kişi birbiriyle tanıştırılır. Ama kişi kendini tanıştıramaz, tanıtır.

Doğru: Afedersiniz, kendimi tanıtmadım.

Örnek:

“Seyirciden çok olumlu tepkiler aldık.”

Hemen her radyo ve televizyon kanalında

Yanlış: “Tepki” sözcüğü olumsuz anlam taşır. Bu nedenle “olumlu tepki”den söz edilemez.

Bkz. Çelişen sözler.

Doğru:

Seyirciler bizi çok olumlu karşıladı.

Seyircinin bizimle ilgili düşünceleri çok olumluydu.

 

Örnek:

“İçişleri eski bakanı ... ”, “Meclis eski başkanı ...”

“Başbakan Sayın Bülent Ecevit”, “Profesör Doktor Sayın ...”

Hemen her radyo ve televizyon kanalında

Yanlış: İçişleri bakanı, meclis başkanı, başbakan ..., profesör doktor ..., kalıptır. O nedenle “eski” ve “sayın” sözcüklerinin kalıbın önüne getirilmesi gerekir. Bkz. Yanlış yerde bulunan sözcükler.

Doğru: 

Eski içişleri bakanı ..., eski Meclis başkanı ...

Sayın Başbakan Bülent Ecevit, Sayın Prof.Dr. ...

 

Örnek:

“Programımızın yayın akışını hatırlatıyorum. ”

TRT 1

Yanlış: Daha önceden bilinen, yaşanmış olan vs. bir olay hatırlatılır. Burada hatırlatma değil, bildirme söz konusudur. Bkz. Yanlış anlamda kullanılan sözcükler.

Doğru:

Programımızın yayın akışını bildiriyorum/sunuyorum.

Bugünkü yayın akışımız şöyle: ...

 

Örnek:

“Merhaba sevgili TRT 3 dinleyicileri!”

TRT 3

Yanlış: “Sevgili”, TRT’nin değil, dinleyicilerin tanımlayıcısıdır.

Doğru:

“Merhaba, TRT 3’ün sevgili dinleyicileri!”

 

Örnek:

“Dünyanın ilk üç bıçaklı traş makinesi.”

Gilette reklamı

Yanlış: “İlk”, üç bıçaklının değil, traş makinesinin tamlayıcısıdır. Bu, sadece diziliş bakımından değil, söyleyiş vurgusu bakımından da önemlidir.

Doğru:

Dünyanın üç bıçaklı ilk traş makinesi.

 

Örnek:

Daha içeride neler var”

Lee Cooper reklamı

Yanlış: “Daha”, “içeri”nin değil, “neler”in tamlayıcısıdır.

Doğru:

İçeride daha neler var!

 

Örnek:

“Lütfen istemeden pasonuzu gösteriniz.”

EGO Otobüslerinin camlarından

Yanlış: Duyurudan “İstemeye istemeye de olsa pasonuzu göstermelisiniz” anlamı çıkıyor. Oysa “sizden istenmesini beklemeden, kendiliğinizden pasonuzu göstermelisiniz” denmek isteniyor. Bkz. Yanlış anlamda kullanılan sözcükler

Doğru:

Lütfen istenmeden pasonuzu gösteriniz.

 

Örnek:

Türkiye’de sansür geri gelmez.”

Show TV, Ana Haber Bülteni, Haber hakkında geçen alt yazı, 13.9.2000

Yanlış: 1. Ek kullanımında yanlışlık.

2. Özne kullanımında yanlışlık. Bkz. Özne yanlışlıkları.

Doğru:

Sansür, Türkiye’ye geri gelmez.

 

Örnek:

“Apartmanda tadilat nedeniyle kapı kapalı olup şubemiz açıktır.”

Bir apartmanın önüne banka tarafından konulan ilan

Yanlış: Cümlede mantık ve anlam bulanıklığı söz konusu. İfadeden apartmandaki tadilat nedeniyle şubenin açık olduğu anlamı çıkıyor. Şube hizmet veriyor mu? Kapı kapalı olduğuna göre, bankaya ulaşmak isteyen kişinin ne yapması gerekiyor? Cümle ikiye bölünüp müşteriye açıklama getirilmeli.

Doğru:

Tadilat nedeniyle apartmanın dış kapısı kapalıdır. Ancak şubemiz hizmete devam etmektedir. Lütfen zili çalınız ve bekleyiniz.

 

Örnek:

Metro açılış töreninden: “İstanbul’un yıllar süren rüyası sona eriyor.”

Atv, Ana Haber Bülteni, 17.9.2000

Yanlış: “Rüyanın sona ermesi” istenmeyen bir durumun gerçekleşmesi halinde kullanılan bir ifadedir. Oysa burada yıllar süren bir çalışmanın sonunda metronun açılması ve bir rüyanın gerçekleşmesi kastediliyor (Bkz. Yanlış anlamda kullanılan sözcükler). Ayrıca “yıllar süren rüya” ifadesi de gereksiz ve anlamsız.

Doğru:

İstanbul’un rüyası gerçek oluyor(gerçeğe dönüşüyor).

İstanbul’un hayali gerçekleşiyor.

 

Örnek:

“Alkollü gencin saldırdığı kimse kalmamıştı.”

Atv, Ana Haber Bülteni, 17.9.2000

Yanlış: Ek kullanım yanlışı.

Doğru:

Alkollü gencin saldırmadığı kimse kalmamıştı.

 

Örnek:

“Ayrıca tekvandoda bir galibiyet alırken Süreyya Ayhan’ın 1500 metrede yarı finalde kalması 27 Eylül’ü Türk kafilesi için güzel bir gün haline dönüştürdü.”

Altan Ayanoğlu, ”Sydney Günlüğü, Cumhuriyet, 28.9.2000

Yanlış: 1. Özne eksikliği(Tekvandoda galip gelen kişi kim?)Bkz. Türkçe Yanlışlıkları: Özne yanlışlıkları.

2. Bağlam kopukluğu(tekvando, koşu vs.) ve anlam bulanıklığı(Gün kötü mü başlamıştı?)

3. Gereksiz sözcük kullanımı (“Haline dönüştürdü = güne dönüştürdü) Bkz. Gereksiz sözcükler.

Doğru:

Tekvando yarışmalarında ....’nın başarılı olmasının(rakibi ...’ı yenmesinin) yanı sıra atletizm yarışmalarında Süreyya Ayhan’ın 1500 metrede yarı finale kalması, 27 Eylül’ü Türk kafilesi için güzel bir güne dönüştürdü.

 

Örnek:

“Çektiğiniz filmler içinde bana ufuk vermiş olanlar var.”

Selim İleri, Selim İleri’nin Not Defterinden”, BRT, 30.9.2000

 

Yanlış: İfade yanlışlığı.

Doğru:

Çektiğiniz filmler içinde bana ufuk açmış olanlar var.

 

Örnek:

“Ben sizin çok setinize geldim.” Selim İleri, Selim İleri’nin Not Defterinden”, BRT, 30.9.2000

Yanlış: Bkz. Yanlış yerde bulunan sözcük.

Doğru:

Sizin setinize çok geldim.

Sizin birçok setinize geldim.

 

Örnek:

“Çelik Erişçi aradı. Not bırakmış. Geri aradım. Not bıraktım. O beni aradı.”

Perihan Mağden, “Tacize Karşı İki Başına”, Radikal, 17.9.2000

 

Yanlış: 1. İki cümlenin yüklemi arasında zaman uyumsuzluğu var (aradı, not bırakmış)

2. İlk yüklem, bilinen, yaşanmış bir olayı(görülen geçmiş zaman); ikinci cümlenin yüklemi ise aktarılan (rivayet edilen zaman, aktarılan zaman) bir olayı ifade ediyor. Yazar, Ç.Erişçi’nin aradığını dolaylı olarak öğrendiğine göre her iki cümlenin de zamanı, aktarılan geçmiş zaman olmalıdır.

3. “Geri aramak” yerine “ben de onu aradım” denmesi daha doğru ve güzel bir kullanımdır.

4. Beş cümlede üç kez aynı sözcük tekrar ediliyor.

Doğru:

Çelik Erişçi aramış, not bırakmış. Ben de onu arayıp not bıraktım.

 

Örnek:

“Arkadaşlarımın çoğu yazılarımı okumuyor. Hayat gailesinden. Çok gaileler içinde insanlar.”

Perihan Mağden, “Tacize Karşı İki Başına”, Radikal, 17.9.2000

Yanlış: 1. Bir önceki cümlede “Hayat gailesinden” denerek sorun açıklanıyor. Tekrar aynı şeyi yazmak, gereksiz.

2. Çokluk bildiren bir sözcük ile çokluk eki birarada kullanılmaz; “çok insanlar”, “çok sorunlar”, “birçok öğrenciler” gibi.

Doğru:

Arkadaşlarımın çoğu, hayat gailesinden yazılarımı okuyamıyor.

Arkadaşlarımın çoğu, hayat gailesine düştüklerinden, yazılarımı okuyamıyor.

 

Örnek:

“Halbuki Duvar’da anlatılanlar kurgu değil, gerçekti.”

Cumhuriyet Dergi, 1.10.2000, 758: 3.

Yanlış: Kurgu, anlatıya dayalı bir eserin yapısı için kullanılan bir terimdir. Kurmaca ise anlatıya dayalı bir eserde saymaca bir dünya kurmaktır. Bkz. Birbiriyle karıştırılan sözcükler, Yanlış anlamda kullanılan sözcükler.

Doğru:

Halbuki Duvar’da anlatılanlar kurmaca değil, gerçekti.

Örnek:

“CHP Genel Başkanı Altan Öymen, 78 yıllık tarihinde başarısız Baykal siyasetiyle ilk kez TBMM dışında kalan partisini ayağa kaldırmaya çabalıyor.”

Cüneyt Arcayürek, “Huy Canın Altında”, Cumhuriyet, 12.9. 2000.

 

Yanlış: Cümleden ilk anda çıkan anlam, 78 yıllık süreçte hep başarısızlık yaşanmış ve partinin siyasetini hep Baykal yönlendirmiş. Oysa 78 yıllık tarih, CHP’nin tarihi. İfadelerin uygun şekilde yer değiştirmesi gerekli. Bkz.Tümleç yanlışları.

Doğru:

CHP Genel Başkanı Altan Öymen, Baykal’ın başarısız siyaseti nedeniyle 78 yıllık tarihinde ilk kez TBMM dışında kalan partisini ayağa kaldırmaya çabalıyor.

 

Örnek:

“Ersin Bey, Seçkin Yaşar’la ve Yunanlı prodüktörle konuşmayı reddediyor. Tek diyalog kurduğu kişi ben oldum.”

Ayşe Köksal, “İstanbul Sevgilisine Hasret”, Cumhuriyet, 1.10.2000

Yanlış: 1. “Yunanlı” değil, “Yunan” denmesi gerekiyor. Bkz. Ulus adlarının yazımı.

2. Prodüktör, diyalog sözcüklerinin yerine Türkçe karşılıkları olan yapımcı, konuşma sözcükleri yeğlenebilir. Bkz. Türkçe Sözcüklerin Yerine Batı Dillerinden Giren Sözcüklerin Kullanılması.

3. “Tek”, diyaloğun değil, kişinin tamlayıcısıdır. Bkz. Yanlış yerde bulunan sözcükler.

Doğru:

Ersin Bey, Seçkin Yaşar’la ve Yunan yapımcıyla konuşmayı reddediyor. İletişim kurduğu (konuştuğu) tek kişi, bendim.

 

Örnek:

Amerikalı Ann Johnson, komik kâğıt heykelleri, yaratıcı kıyafetleri ve el sanatları tutkunlarının öğretmeni olarak tanınan ödüllü bir sanatçı.”

Patchwork, Eylül 2000, 5: 6.

Yanlış: 1. Yükleme bağlanan öğeler arasında bağın kuruluşuna dikkat edilmeli.

2. Amerikalı değil, Amerikan denmesi gerekir. Bkz. Ulus adlarının yazımı

Doğru:

Amerikan Ann Johnson, komik kâğıt heykelleri ve yaratıcı kıyafetleriyle el sanatları tutkunlarının öğretmeni olarak tanınan ödüllü bir sanatçı.

 

Örnek:

“Cazseverlerin çok hoşuna gideceği bir albüm.”

TRT 3, 28.9.2000, 21.30

Yanlış: Ek kullanım yanlışı.

Doğru:

Cazseverlerin çok hoşuna gidecek bir albüm.

Cazseverlerin çok hoşuna gideceğini sandığımız bir albüm.

 

Örnek:

“Ürettikleri kötü kalite çorapları rahip kılığında satmaya çalışan iki kafadarın maceraları.”

Film tanıtım broşüründen

Yanlış: İki kafadar çorapları mı rahip kılığına sokup satıyorlar yoksa kendileri mi rahip kılığına giriyorlar? Mantıksal olarak ikincisi ama cümleye göre birincisi!

Doğru:

Ürettikleri kötü kalite çorapları rahip kılığına girerek satmaya çalışan iki kafadarın maceraları

 

Örnek:

Jennifer Lopez’i tanımlarken: “Oyuncu, şarkıcı, dansçı ve bir gangsterin sevgilisi.”

“En Pahalı İspanyol”, Cumhuriyet Dergi, 1.10.2000, 258: 3.

Yanlış: 1. Özne yok.

2. Lopez, dört kişinin de sevgilisi mi?

Doğru:

Jennifer Lopez: Bir gangsterin sevgilisi, oyuncu, şarkıcı ve dansçı.

 

Örnek:

Denizli ve Aydın’ın Kuşadası ilçelerinde dün gece hafif şiddette iki deprem yaşandı.”

TRT 1, Haberler, 2.10.2000

Yanlış: Öğelerin sıralanışındaki ve çokluk ekinin kullanılışındaki yanlışlık nedeniyle, hem Denizli’nin hem de Aydın’ın Kuşadası ilçesi varmış gibi anlaşılıyor.

Doğru:

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde ve Denizli’de dün gece hafif şiddette iki deprem yaşandı.

 

Örnek:

“Genellikle okuduğum romanlar da filmlere konu ve ad oluyordular.”

Feridun Andaç, “Hayatın Öte Yakası”, Cumhuriyet, 5.10.2000

Yanlış: Ek kullanım sırası yanlış.

Doğru:

Genellikle okuduğum romanlar da filmlere konu ve ad oluyorlardı.

Örnek:

“Ne sen beni unut/Ne de sen benden vazgeçebil”

Şarkı sözü

Yanlış: 1. İkinci dizedeki “sen” sözcüğü fazla.

2. “De” bağlacının bulunduğu yer nedeniyle vurgu, “sen” sözcüğünde. Oysa vurgu, “vazgeçme” eyleminde olmalı.

3. “Vazgeçebilmek” eyleminin olumsuzu “vazgeçememek”tir. Öte yandan “ne..ne..” karşılaştırma ifadesi, olumlu eylemle kullanılabilir. Burada yapı bakımından doğru olsa da, Türkçenin anlam ve anlatım güzelliğine uygun olmayan bir kullanımla söz konusudur.

Doğru: 

Ne sen beni unut/Ne de benden vazgeçebil.

Beni unutma/ Benden vazgeçeme

 

Örnek:

Emin değilim sensiz yaşayacağıma.

Şarkı sözü

Yanlış: Ek kullanım yanlışlığı; “-e emin olmak” değil, “-den emin olmak” şeklinde kullanılır.

Doğru:

Emin değilim sensiz yaşayacağımdan

 

Örnek:

“Kurudu dudaklar/Çorak çöle döndü.”

Şarkı sözü

Yanlış: Sulak, bereketli çöl olmaz. Çöl, zaten çoraktır. Bkz. Gereksiz sözcükler.

Doğru:

Kurudu dudaklar/ Çöle döndü

 

Örnek:

“Hatıralar daha henüz dün gibi”

Şarkı sözü

Yanlış: Hemen hemen aynı anlama gelen iki sözcük birarada kullanılmış. Bkz. Yinelemeler.

Doğru: 

Hatıralar henüz dün gibi

 

Örnek:

“İddialarda adı geçen Rauf Tamer dün Sabah üst yönetiminin aldığı kararla aklanıncaya kadar yazılarına ara verdi.”

Sabah, 14.10. 2000

Yanlış: Öğelerin yanlış sıralanması ve noktalama işaretlerinin kullanılmaması, anlamın bulanıklaşmasına neden oluyor. Sabah üst yönetimi mi R.Tamer’i aklayacak yoksa Sabah üst yönetiminin aldığı kararla R.Tamer yazılarına ara mı verdi? Bağlamı ve olayların akışını bilen bir okur, kastedilenin ikincisi olduğunu anlar; ancak olayın unutulduğu ya da okurun olaylardan haberdar olmadığı düşünülürse, hangisinin kastedildiği anlaşılamaz.

Doğru: 

Sabah üst yönetiminin dün aldığı bir kararla, iddialarda adı geçen Rauf Tamer, yargı tarafından aklanıncaya kadar yazılarına ara verdi.

 

Örnek:

“Ancak her iki vekilin de Meclis albümünde ‘İngilizce biliyor’ yazması dikkat çekti.”

Sabah, 14.10. 2000

Yanlış: Sözcük eksikliği ve ifade bozukluğu.

Doğru:

Ancak Meclis albümünde her iki vekil hakkında da ‘İngilizce biliyor’ yazması dikkat çekti.

Ancak Meclis albümünde her iki vekilin de İngilizce bildiğinin yazması dikkat çekti.

 

Örnek:

Ancak sonuçta çıkan ise, profesyonel dekora karşın fazla soğuk öykü.”

Cumhuriyet, 14.10.2000

Yanlış: Gereksiz sözcük kullanımı. Ancak ve ise sözcükleri, aynı anlamı vermek için tek başına yeterli sözcüklerdir; birlikte kullanılmaları gereksiz.

Doğru:

Ancak sonuçta çıkan, profesyonel dekora karşın fazla soğuk öykü.

Sonuçta çıkan ise, profesyonel dekora karşın fazla soğuk öykü.

 

Örnek:

“Günümüzün en gözde sporlarından olan bowling’in izleri eski antik Mısır’a dayanıyor.”

Milliyet, 14.10.2000

Yanlış: 1. Bowling, özel isim olmadığına göre ardından gelen ekten ayırmak için kesme işaretinin kullanılmaması gerekir.

2. Türk alfabesinde “w, x, q” harfleri yoktur. (Çünkü Türkçede bu sesler yoktur). O halde “w” yerine “v” kullanılmalıydı.

3. “Antik” dönem, Yunan uygarlığı için geçerlidir. Kaldı ki yeni Antik dönemden söz edilemeyeceğine göre iki sözcüğün birlikte kullanılması yanlıştır.

Doğru:

Günümüzün en gözde sporlarından olan bovlingin izleri eski Mısır’a dayanıyor.

 

Örnek:

“Yollar bir dolu tehlikelerle dolu.”

TRT 1, Tibet’te Yedi Yıl filminden, 15.10.2000

Yanlış: 1. “Bir dolu”, zaten çokluk ifade ediyorken tamladığı sözcüğün de çokluk eki almasına gerek yoktur.

2. Kısacık bir cümlede aynı sözcük iki kez kullanılmamalıdır.

Doğru:

Yollar birçok tehlikeyle dolu.

 

Örnek:

“Sadece bir rüyaydı. Kötü bir kâbus gördün.”

TRT 1, Tibet’te Yedi Yıl filminden, 15.10.2000

 

Yanlış: Kâbus, kötü, korkulu rüya demektir. İyi kâbus olmaz.

Doğru:

Sadece bir rüyaydı. Kâbus gördün.

 

Örnek:

Acı sonla biten sadakat öyküsü Denizli’den.”

Star, Ana Haber bülteni, 16.10.2000

Yanlış: “Son” ve “bitmek”, gibi aynı anlamlı iki sözcük yan yana kullanılmaz. Bkz. Yinelemeler.

Doğru:

Acı biten sadakat öyküsü Denizli’den.

Sonu acı olan/gelen sadakat öyküsü Denizli’den.

Acıyla sonlanan sadakat öyküsü Denizli’den.

 

Örnek:

Başkasının arabasını çalıyorsun!”

Show TV, “Dürüst Oyun” filminden, 21.10.2000

 

Yanlış: İnsan kendi arabasını çalamaz, olsa olsa başkasının arabasını çalabilir.

Doğru:

Başkasının arabasını alıyorsun! / Araba çalıyorsun!

Örnek:

“Bize çok iyi misafirlik gösterdiler.”

Kiss FM, Haber bülteni, 19.10.2000

Yanlış: Misafirlik gösterilmez, misafirperverlik gösterilir.

Doğru:

Bize çok iyi evsahipliği yaptılar. / Bize çok misafirperverlik gösterdiler.

Örnek:

“Güzellikleri tepkileriyle desteklesinler ki, seyircilerimiz...”

Flash TV, 20.10.2000

Yanlış: Tepki, olumsuz anlam içerir, desteklemek ise olumlu bir eylemdir. Anlamca birbiriyle çelişen iki söz, birarada kullanılmamalıdır.

Doğru

Seyircilerimiz, güzellikleri desteklesinler ki...

 

Örnek:

“TRT Yönetim Kurulu üyeleri: Profesör Ahmet..., Profesör Mehmet...”

TRT 1, Ana Haber Bülteni, 20.10.2000

Yanlış: Profesörlük, akademik bir unvandır ve doktor unvanını alan bir araştırmacı akademik ilerlemesinin her aşamasında bu unvanı diğerleriyle birlikte kullanır (Profesör Doktor/Prof.Dr., Doçent Doktor/ Doç.Dr., Yardımcı Doçent Doktor/Yard.Doç.Dr.). Ancak doktora yapmadan profesör olmuş kişiler için(fahri profesörlük, devlet tarafından verilen profesörlük unvanı vs.) sadece “profesör” unvanı kullanılır.

Doğru:

TRT Yönetim Kurulu üyeleri: Profesör Doktor Ahmet..., Profesör Doktor Mehmet...

 

Örnek:

Bitanem

Şarkı sözünden

Yanlış: Ses ve harf atlaması.

Doğru:

Birtanem

 

Örnek:

“Sensiz kederlerdeyim, ateşlerdeyim, yangınlardayım”

Şarkı sözlerinden

 

Yanlış: Türkçenin yapısına aykırı biçimde çokluk ekinin kullanımı.

Doğru:

“Sensiz kederliyim. İçim yanıyor.”

   

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=